Ahmed Arif sözleri

Pınar koroglu

146

Yok

Ahmed Arif sözleri

Ahmed Arif Sözleri

Ahmed Arif Sözleri Kategorisine Hoş Geldiniz.

– Kanun! Bu da bir maskaralık, bir dümen. Kanun yalnız biz fukaralar için var. O da cezalandırırken sade!

 – Gene bir cehennem var yastığımda, gel artık…


 – Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu. Hani, kurşun sıksan geçmez geceden, anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık. Ve zehir, zıkkım cigaram. Gene bir cehennem var yastığımda, gel artık.


 – Vurun ulan, vurun, ben kolay ölmem. Ocakta küllenmiş közüm, karnımda sözüm var halden bilene.


 Ne kadar denediysem alışamadım sensizliğe, alışamadım senin çekip gitmelerine ve maalesef alışamadım gülmeye, özür dilerim hayat yine yalnızım, yine üzgün!


 – Her dilediklerini yapsınlar. İsterlerse sinirlerimi, etlerimi, kemiklerimi, adımı, sanımı, cımbızlarla tek tek alsınlar. Unuttum, korkmayı sakınmayı. Seni alamazlar benden. Tılsım bu işte. Ayakta, fırtına gibi beni tutan bu.


 – Seviyorum mümkün değil; aranızda kurşun, yasak bölge var sen genç, sevdan ölünecek kadar güzel kanunu yapanlar ihtiyar.


 – Bunlar, engerekler ve çıyanlardır, bunlar, aşımıza, ekmeğimize göz koyanlardır, tanı bunları, tanı da büyü. Bu, namustur künyemize kazınmış, bu da sabır, ağulardan süzülmüş. Sarıl bunlara sarıl da büyü.


– Sen en güzel kızısın bütün galaksilerin bense tözüyüm artık akkor tözüyüm Prometheus’u yakan kara sevdanın.


– Namus işçisiyim yani yürek işçisi. Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş, ne salkım bir bakış resmin çekeyim, ne kınsız bir rüzgâr mısra dökeyim. Oy sevmişem ben seni.


– Kaderimiz bir tuhafsa, ömrümüzü dolu bir kadeh gibi sindire sindire içemediysek, günahı boynumuza değil.


 – Mağlup mu desem mahcup mu ama ikisi de değil. Ben garip, sen güzel dünya umutlu öyle bir tuhafım bu akşamüstü sevgilim canavar götürür gibi iki yanım iki süngü…


– Leylim leylim ayvalar, nar olanda sen bana yar olanda. Belalı başımıza dünyalar dar olanda.


 – Dayan kitap ile dayan iş ile. Tırnak ile diş ile umut ile sevda ile düş ile dayan rüsva etme beni.


 – Alıp götürürler “Gitmem” diyemem. Bir tenhada dört bir yanım tutarlar. Boynumu yedi yerden kırar atarlar.


 Sesini özlemişken suskun kalbim, hala git diyorsun ya bana, bırak diyorsun ya beni hayatımla baş başa, peki sen böyle istiyorsun ya ben ne yapayım ölümün soğuk kucağında?



Son kez duyduğum o ses titrek ve ürkekti, biliyorum sakladığın bir şey vardı belliydi, adı yalnızlıktı cümlelerde gizliydi.

 


– Nicesin yine? Beyninde mi, yüreğinde mi, başka bir yerinde mi, nerendeyse o İNAT yönünü yaratan dokuları öpmek isterim.


 Yalnızlığım seni unutmayla bitecek olsaydı eğer, seni unutmak için kalbimi sökerdim, ama benim kaderimde yazılıymış yalnızlık. Kaderime etmem saygısızlık.


 Unutma ; Yalnızlığın başladığı yerde, korkuların bitmiş demektir.


 – Ve sen daha demincek -yıllar da geçse demincek- Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm. Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim…


– Leylâcığım, Gene suskunluklara, iyi saatte olsunlara karıştın! Öyledir kâfir dünya. Biraz erincimiz, biraz günlük gecelik can avuntumuz oldu mu, unutuveririz dostu, canı. Uzaktakini. Dağlarla, deli sularla, yasaklar, pis ve kuş beyinli katil adamlarla, senden ayrı düşeni. Nicesin?


 – Elbette ki önce sen! Nem var ki başka! Ha, neyini mi merak ederim? Serçe parmağındaki tüyden, kulak memendeki tatarcık ısırığına, düşlerine, esnemene, şıpıdık terlikle mutfaktan çıkışına kadar nen varsa!


Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkunluğumu kalbime değil güneşin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım.


Beyazlar içinde seni beklerken bu ayrılık niye? Siyahın matemine bürünmüş bu duygular niye? Ayrılık için çırpınışlar niye? Her sevmek ayrılık mı demek?


 – Üzme hiç kendini, ölürüm sonra. ölmek, hiçbir şey değil. Sen böyle canlı, ssıcak, dost, aziz ve en güzeli sevgiliyken ölmek acı da olsa katlanılır. Ama senin bu bedbin halini görmek… İşte mesele burada.


 Bir seni sevdim ben bir de baharları sevdim seninleyken. Sonbahar ayrılığını yaşamak kader mi gülüm?


 – Hiçbir uğraş, hiçbir umut, seni düşünebilmek, seni anlayıp sevmek, yüzüne bakabilmek kadar dolu, anlamlı ve yaşanmaya değer olamaz.



– Seni sevmek, felsefedir, kusursuz. İmandır, korkunç sabırlı. İp’in, kurşun’un rağmına, yürür, pervasız ve güzel.
.

 – Hiçbir uğraş, hiçbir umut, seni düşünebilmek, seni anlayıp sevmek, yüzüne bakabilmek kadar dolu, anlamlı ve yaşanmaya değer olamaz.

 


Ahmed Arif Sözleri kategorimizin sonuna geldiniz.
Buraya Tıklayarak Diğer kategorilere de göz atabilir, bu kategori için eklemek istediğiniz Yalnızlık Sözleri’ni yorum alanına bırakabilirsiniz.
Önerilen Kategori : Yalnızlık Mesajları


Sayfamızı Değerlendirin
[Toplam: 1 Ortalama: 5]